Doğum Hikayeleriniz

Doğum Hikayeleriniz

Adım Deniz Bayrakçı. 32 yaşındayım.

Çok keyifli bir hamilelik döneminin ardından, doğal yolla doğum yaptım ve harika bir kızım var. (Herkesin yavrusu, kendisine “harika” görünüyormuş gerçekten)

Hamileliğinizin nasıl geçeceğinin, genetik şansınız/şanssızlığınız ve kendinizi “anne olmaya, hamileliğe” nasıl hazırladığınız kadar, doktorunuzla aranızdaki ilişkinin nasıl olduğuna da bağlı olduğuna inanıyorum. Çocuk sahibi olmayı düşünüyorsanız ya da şu anda bebek bekliyorsanız, size de yardımcı olmasını umarak, bunları kendi deneyimimle açıklamak istiyorum;

Annemin de kolay bir hamilelik yaşamış olması, genetik açıdan avanajımdı belki ama tam tersi de olsaydı, durumu kolaylaştıracak 2 şey daha vardı; Öncelikle, kendimizi gerçekten bir bebek için hazır hissetmeyi beklemiştik. Ve, hamile olduğumu öğrendiğim zaman kendi kendime “Deniz, bu çok olağanüstü bir deneyim olacak. O nedenle bu dönemin, hem kendin hem de yakınların açısından keyifli geçmesi için, hamileliğin bir hastalık olmadığını, istediğin çok güzel bir şeye hazırlık dönemi olduğunu unutma ve tadını çıkar” dedim.

Hamilelikle ilgili sadece bir tane kitap okudum ve internetten de takip ettiğim sadece bir tek adres vardı. Çünkü her ne kadar “bilmek” rahatlatsa da, evham edinecek kadar da detay öğrenmemek istedim. Ayrıca, doktorumuzun bilgisine ve yönlendirmelerine zaten fazlasıyla güveniyordum. Her kontrole, önceden yazıp hazırladığım sorularımla gidiyordum ve aldığım yanıtlara güveniyordum. (Yani, her ne kadar herkes iyi niyetli olsa da, alabileceğiniz çok farklı cevaplar ve yönlendirmeler kafanızı daha da karıştırabiliyor ve size sunulan öneriler arasına bir sürü batıl öykü bile karışabiliyor.) Doktorumuz dışında, gerektiğinde sadece (doğal yolla doğum yaptıkları için kendime örnek seçtiğim) iki arkadaşıma danıştım ve her zaman çok motive edici desteklerini aldım.

Sonuçta hamileliğim boyunca, hiç rahatsız edici bulantılar çekmedim, saatler süren yürüyüşler yaptım, sigaralı ve sağlıksız ortamlardan kaçındım ama hiçbir gezmeden geri kalmadım, iki kişilik yemekler yemedim, aslında gıda değeri olmayan gereksiz hiçbir şey yemedim, sadece 11 kilo aldım, sadece son 2-3 haftada şişlikler hissettim, çok az hamile giysim vardı ama yaşadığım şeyin ne kadar mucizevi bir şey olduğunu düşündükçe kendimi çok güzel hissettim...yani, galiba gerçekten hamileliğimden keyif aldım. İnanın, öyle olmasını istiyorsanız, hiç de zor değil.

Epidural anestezi yardımıyla normal doğum yaptım. Doğumun şekli konusunda, hiçbir zaman başka bir seçenek düşünmemiştim ve on kez daha doğum yapsam, yine doğal olmasını isterim. İlgilenenler için, biraz da doğumu anlatmak istiyorum;
Sabah 09:00 civarında, çok hafif regl ağrısı gibi bir ağrıyla uyandım ve gün boyunca düzenli aralıklarla kendini hissettirmesi dikkatimi çekti ama akşam 21:00’de (12 saat sonra) hala hafif bir ağrı gibi olduğu için 22:00’ye kadar doktorumu aramadım. Daha geç konuştuk, 23:00’te hastanede buluştuk ve doğumun başlamış olduğunu söyledi. (Böylece, doğum başlayınca filmlerdeki gibi, durup dururken birden bağırmaya başlanmadığını gördüm). Odamıza yerleştik. Lavman uygulandıktan hemen sonra, sancılar belirgin bir şekilde güçlendi, ancak hala şiddetli bir regl ağrısı kadardılar.

Gece 01: 30 civarında, doğumhaneye indik ama sadece epidural anestezi hazırlığının yapılması için.Çünkü anestezi için geç kalınmasından korkuyordum, o nedenle bu kadar erken inmeyi kendim tercih ettim. Anestezi maddesinin verileceği çok ince boru belime yerleştirilince tedirginliğim geçti. (Bu işlemden önce, gereken bölge iğneyle uyuşturuluyor ve iğne yapılacak yer de ilaç sürülerek uyuşturulduğu için hiçbir şey hissetmemiş oluyorsunuz.) Sonradan anestezi verilirken (saat 05:00 civarında başlandı), sadece soğuk bir sıvı omurganızda ilerliyor gibi (ki öyle de oluyor) hissediliyor. Anestezi uygulana kadar geçen sürede, sancılar giderek daha sık ve şiddetli olmuştu. Eşim NST çıktısından izliyor ve sancının şiddetini, süresini görebiliyor, bazen bana gelecek sancıyı haber veriyordu. (Bu arada eşimin doğumda bulunmamasını planlamıştık; son aşamaya kadar yanımda kaldı.)
Anestezi 20 dakika kadar sonra etkisini gösterdi ve gerçekten “hiçbir şey” hissetmedim o andan sonra. Bu arada, epidural anestezi ile, etkilenen bölgeyi hareket ettirebiliyorsunuz. Hatta (hemşireyle birlikte) tuvalete bile gidebiliyorsunuz. 07:30’a kadar sohbet ederek geçti. Doktorumuz sık sık kontrole geldi. Ben bebeği görmek için sabırsızlanıyordum. Doğumun nasıl geçeceği ile ilgili gerçekten en küçük bir endişem yoktu, çünkü o ana kadarki her şey nasıl konuştuğumuz gibi olmuşsa, o andan sonrasının da konuştuğumuz gibi olacağı konusunda içim rahattı.

Saat 08:00’e doğru odada hızlı bir hazırlık başladı ve vücudumda da, ıkınmaya zorlayan kasılmalar başladı. Nasıl ıkınılacağını okumuştum ve anlatılmıştı da ama bunu daha önce yaşamadığım için aslında ne kadar anladığım değil, nasıl yapacağım önemliydi. O konuda da vücudunuz yardımcı oluyor. Ancak, bu yardım her zaman yeterli olamıyor olmalı ki, bizim bebeğimiz, biraz episotomi ve bir hemşirenin de karnıma biraz bastırmasıyla çıkabildi. (Ama ben hiçbir ağrı/acı hissetmediğim gibi, gerçekten hala sohbet ediyorduk.) 08:13’te bebeğim, karnımın üzerine konmuştu; mor-mavi renkte, minicikti ve o anda hiç de mutlu görünmüyordu. Ben de nasıl hissedileceğini bilmiyordum, şaşkındım. Ama şu anda, hala çok büyük bir heyecanla ve çok sıcak bir duyguyla hatırlıyorum o anı her ayrıntısıyla.

Ve sonrası da, o kadar güzeldi ki, ayık olup o dakikaları kaçırmadığım için, yani bir sorun çıkmayıp normal doğum yaptığım için şükrediyorum.Ve tabii, hayatımın belki de en önemli yaşantısını böyle aktarabilmemde çok büyük katkısı olan Lalehan Hanım’a her zaman çok teşekkür ediyorum.

İlk kırk günün, bebekli hayata alışmak açısından acemilikle geçen garip bir dönem olduğu doğru, ama kendi iyileşme sürecim açısından, sadece ilk iki haftanın hassas geçtiğini söyleyebilirim.Ama yine de sürekli yatakta dinlenmeyi gerektiren bir dönem de değildi. Zaten, bebeği ilk kez süt emmesi için (ilk 1 saat içinde) bana getirmelerinden önce, sabırsızlanıp, onu görmek için ben “yenidoğan odası”na gidebilmiştim.

Hepinize “çok kolay ve keyifli bir hamilelik” ile “dilediğiniz şekilde ve sorunsuz bir doğum” diliyorum. Benimle iletişim kurmak isterseniz, e-posta yoluyla ulaşabilirsiniz; deniiiz@hotmail.com.

Sevgilerimle,

Deniz Bayrakçı