Gestasyonel Diabet (Gebelik Şekeri)

Gestasyonel Diabet (Gebelik Şekeri)

Gebeliğe ait önemli bir sorun

Gebelik şekeri (Gestasyonel diabet ) şeker hastalığının gebelik sırasında ortaya çıkan özel bir şeklidir. Tipik olarak gebeliğin ikinci yarısında ortaya çıkar.Bu hastalarda kan şekeri düzeyi gebelik öncesinde normal sınırlardadır.

Normal şartlarda belirli aralarla besin almamıza karşın kan şekeri düzeyimiz belli sınırlar içinde sabit tutulur.Bunu düzenleyen çeşitli mekanizmalar birbiriyle denge içinde çalışır.Kan şekerini yükselten mekanizmalar sayıca oldukça fazladır.Buna karşın kan şekerini düşürmeye yönelik hemen tek mekanizma pankreastan salgılanman ‘insülin’dir.Gebelik kan şekerini yükselten tüm mekanizmaların daha aktif hal aldığı bir dönemdir.Ayrıca ‘ plasental laktojen’ gibi gebeliğe özgü bazı hormonlar da kan şekerinin yükselme eğilimini arttırır.Eğer pankreasın insülin salgısı dengeyi sağlamakta yetersiz kalırsa gebelik şekeri tablosu ortaya çıkar.

Gebelik şekeri için risk altında olan gebeler

  • Ailesinde şeker hastalığı olanlar
  • 35 yaşın üzerindeki gebeler
  • Gebeliği sırasında çok kilo alanlar
  • Daha önce 4000 gr ın üzerinde bebek doğurmuş olanlar .
  • Amniotik sıvının normalden fazla izlendiği gebeler

Gestasyonel Diyabet tüm gebeliklerin % 2-4 ünde ortaya çıkar, bu yüzden her anne adayına, özellikle de riskli olanlara gebeliğin 24. ve 28. haftaları arasında tarama testi uygulanması gerekir.
Bu tarama testinde kişiye önce 50 gr şeker yüklemesi yapılır. Testte, 50 gr glukoz içilmesinden bir saat sonra kan şekeri ölçülür. Sonuç, 140 mg/dl'nin altında ise gebede "Gestasyonel Diyabet" yoktur diyebiliriz. Eğer kan şekeri 140 mg/dl'nin üzerinde ise ikinci bir şeker yüklemesi gereği ortaya çıkar.

100 gr şeker yüklemesi ile yapılan 3 saatlik testte ise kan şekeri değerleri başlangıçta: 95 mg/dl, 60 dakikada; 165 mg/dl, 120 dakikada; 145 mg/dl, 180. dakikada: 125 mg/dl değerlerinin altında olmalıdır. Bu değerlerden ikisi yüksekse kişiye "Gestasyonel Diyabet" tanısı konur.

Bu basit testlerin yapılmasının önemi çok büyüktür, özellikle 100 yıl kadar önce, gebe diyabetiklerin çoğunun bebeklerinin, bir kısmının da kendi yaşamlarının kaybettikleri düşünülürse, annenin glukoz düzeylerindeki artış, anne karnındaki bebek (fetus) açısından büyük önem taşır. Fetus plasenta yoluyla anneden aldığı besinler (glukoz, aminoasit ve yağ asitleri) ile beslenir. Annenin karnında yükselen şeker miktarı, direkt olarak bebeğe yansır ve fetusta glukoz fazlalığı oluşur. Bebek bu duruma yaptığı insülini artırarak karşılık verir. İnsülin bebekte büyümeyi uyaran bir hormondur. Fetal insülinin gebeliğin 24-28. haftalarından itibaren artışı, bebeğin büyümesini hızlandırır ve doğum ağırlığını 4000 gr'ın üzerine çıkar. İri bebek (Makrosomi) olarak adlandırılan bu tablo bebek açısından pek çok risk taşır. Doğum sırasında oluşabilecek omuz çıkıkları, sinir yaralanmaları, solunum sıkıntısı, şeker düşüklüğü, sarılık bu sorunlardan bazılarıdır, ancak hem geliştirilen yeni testler hem de insülinin keşfi ve yaygın kullanımı sayesinde anne ve bebeklerinin karşılaştığı birçok risk ortadan kalkmıştır.

Gestasyonel diyabetli bir annede amaç, açlık kan şekerini 90 mg/dl, yemekten 2 saat sonraki tokluk şekerini ise 120 mg/dl'nin altında seyretmesini sağlamaktadır. Bu amaçla, kişiye önce özel bir beslenme planı uygulanır ve kan şekeri bir hafta boyunca izlenir. Eğer bu süre içinde şeker değerleri belirtilenin üzerine çıkıyorsa, hemen insülin tedavisine başlanmalıdır. Bu dönemde anne mutlaka bir şeker ölçme cihazı almalı ve kan şekerinin her öğünden önce, öğünlerden 2 saat sonra ve yatarken olmak üzere günde 7 defa ölçmelidir. Ölçüm sıklığı haftada en az iki gün olmalıdır. Ölçülen değerler bir günlüğe kaydedilmelidir. Bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişimi için bu önlemlerin alınması gerekir.

Yanlış ve yaygın bir inanışa göre insülin zararlıdır ve alışkanlık yapar.Bu nedenle insülin tedavisi gerektiğinde anne adaylarında çoğu kez bir direnç gözlemlenir.Oysa ki insülin tedavisi tüm şeker hastaları için bilimin sağladığı en büyük hizmetlerden biridir.İnsülin tedavisinin mümkün olmadığı yıllarda bir şeker hastasının sağlıklı bir bebek sahibi olma şansı yoktu.Gebelik şekeri nedeniyle insülin alan anne adaylarının çok büyük çoğunluğunda gebelik sonrasında metabolizma değişiklikleri nedeniyle şeker düzeyleri tedavi gerektirmeyecek düzeye iner.Tedavide insülin ihtiyacı gebelik haftası ilerledikçe artar.Yani yeterli insülin dozları gebeliğin sonuna dek yükselme gösterebilir.

Doğumdan hemen sonra insülin direnci ortadan kalkar ve diyabet düzelir. İnsülin kullanan annede, doğum sonrası şeker ölçülmeli ve insülin tedavisi kesilmelidir. Aksi halde, ciddi kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) meydana gelebilir. Ancak, nadiren de olsa, doğumdan sonra diyabet kalıcı olabilir. Bu durumda, anne süt verdiği sürece, insülin tedavisi sürdürülür. Daha sonraki tedavi şekline diyabet uzmanı karar verecektir.